çıkan ses gıy gıy

Herkesin gittiği vakitlere saklıyordum gelişini.
Kimse görmesin, kimse kıskanmasın ‘kıskançlıktan çatlamasın diye.
Geceleri ayazda kalınca saçlarını örtüyordum üzerime.
Soğuk donduracak kadar şiddetli olsa da; ısınıyordum o zaman.

Boynumda asılı duruyordu hep künyem.
İki tarafında da senin resmin…
Pencerenin kenarından bakardım hayaline
Akordu bozulmuş bir enstrüman gibi olurdum o zaman.
Çıkan ses hep gıy gıy…

Sessizlik çınladığında kulaklarıma, silüetin asılıyor duvarlara.
Yutkunuyorum; boğazım resmen çarmıhta…
Rüyalar biriktiriyorum sana uykularımda
Aşkın en güzel hali ile doluyorsun geceme.

Bunun sevinci başka… Çok başka…
Dokunduğumda sana hayat buluyor bütün çıkmazlarım.

Biri ile sevişeceksen eğer arada aşk olacak arkadaş!
Sana aşığım arkadaş!
Bunu bilmek; rüzgârın dilindeki nemi kurutması kadar ılık.

Senden aldığım hazzı alamam hiçbir varlıkta.
En tatlı yanmaları seninle yaşadım, boşluklarda.
Ve tüm bunları namusumdan saydım
Hal böyle olunca, en şerefli şey oldu seninle sevişmek.

Aslında

Ben yokluğunu hiç yaşamadım
Çünkü sen yokken bile ben senin yanındaydım.
Aşka susamışsın sen dediler…
Allah biliyor ya ben sana susuzdum.
Bunu bir sen, bir ben, bir de Allah biliyordu
Üçümüz bir olunca araya kötülük girmiyordu.
Görüyordum.
Seni, beni ve Allah ı yeniden seviyordum…



http://www.emrahsaglam.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.emrahsaglam.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Leave a Reply

Spam Denetimi *
1 + 6 =

LouiseBrooks theme byThemocracy - Best helicopter games