Uzun, çok uzun mektuplar
Soğuk kış gecelerini ısıtıyorum göğsümde
Saçlarını okşuyorum rüzgârın
Şarkılar söylüyorum saatin sesine
Cereyanda kalan kapıyı örtüyorum kulaklarımda
Dişlerimin arasında öfkemi dövüyorum
Duvarların arasından çıkarıyorum parmaklarımı, yüzüme dokunuyorum
Ne muazzam yaratmış tanrı beni, şaşıyorum
Yaz aylarında yiğit bir oğlan uzanıyor yatağıma
Sırtından öpüyorum, bileklerini tutuyorum.
Öyle sıkı sarılıyorum ki, bütün güvensizliğimi geri alıyorum kollarının arasından
Bacaklarında dövüyorum yumruklarımı, sırtını çiziyorum tırnaklarımla
Bütün günahlarımı katlediyorum tek gecede.
Dur. Mektup bu. Uzun mu uzun…
Baharla birlikte geliyor o güzeller güzeli kadın

Hayallerimde büyüttüğüm, yıllardır içimde demlediğim meleğim
Kaybettiğim tüm renklerimi topluyorum göz çukurundan
Ölürsem oraya gömeceğim kendimi, tam kirpiğinin altına
Bana gülerken düşürdüğü yüzünü yakalıyorum
Martıların kanatlarına bağlıyorum içimdeki bu duyguyu
Her gece ikiyi beş geçe, sıçrayarak kalkıyorum yatağımdan
Üzerini örtüyorum, gördüğü kötü rüyalara küfrediyorum
Ey uzun mektup, başımı koyacak yer arıyorum
Bulamıyorum.
Günlerdir yazıyorum seni
Bitiremiyorum
Öyle çok anne, utanıyorum
Kimseye anlatamıyorum.

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir