Sinedebiyat Dergisi’ne Teşekkürle…

Sahi, ben ölünce okuduğum kitaplara ne olacak?

Kızıyorlar, belki haklılar.
Fakat ben de haklıyım.
Cami imamının, kuran kursuna gelen kadınla seviştiğini de anlatmak istiyorum,
O kadının kocasına ihanetinden, günde beş vakit yüzüne tükürmek istediğimi de.
Polis memurunun yakışıklı bir herife ceza kesmek yerine koli keserek hesaplaştığını da,
Gizli kapaklı yenen her haltın çetelesini tutmayı da.
Anlatılanı, yaşanılanı, duyduğumu, gördüğümü ibretle izlemeye devam ediyorum.
Helak edilen tüm iyi niyetler adına, bir tanrı gibi, günahlarını vuruyorum insanların yüzüne.
Arkadaki bahçeleri yazmak istediğimde korkmaya başlıyorum.
İnsanlar kendileriyle yüzleşmek yerine benden nefret etmeye başlıyor.
Onlar çoğalıyor, ben yalnızlaşıyorum.
Ölecek miyim, öldürülecek mi, beni yakacaklardır belki. Olsun.
Böyle özgürleşiyor, böyle nefes alıyorum.
Çok öpüyorum.
Gülümse çekiyorum.

Bu içeriğin devamını Sinedebiyat Dergisi  11. sayıda bulabilirsiniz.

Online sipariş ve dağıtım noktaları için tıklayın.

 

 

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir